Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

11 Ekim 2011

Kimya Deneyi

0 yorum

Kimya Deney 
               
Yapacağımız deneyin amacı maddelerin rengini değiştirmektir. Bizim grup bu deneyde beyaz renkli malzemeler kullandı. Ayrıca rengi değiştirmek içinde doğal malzemeler kullandık. İşte kullandığımız malzemeler bunlardır:
1-Asma Yaprağı
2-Armut Yaprağı
3-Yumurta
4-İp
5-Soğan Kabuğu
Deney:
İlk olarak kimya laboratuarına gittik. Üç gruba ayrıldık. Ben 3. Gruptaydım. Her gruba bir beherglas verildi. Beherglası yarısına kadar su ile doldurulduk. (250ml) Bir de bize ısıtıcılı manyetik karıştırıcı verildi. Tebeşire benzeyen bir çubuğu da suyun içine koyduk. Manyetik karıştırıcıyı çalıştırdık. İlk olarak karıştırma düzeyini bire çıkardık. Çubuk dönmeye başladı. Daha sonra suda girdap oluşturduk. Bunun için 3. Seviyeye getirdik. Eğer 10. Seviye(son seviye)ye getirirsek beherglas kırılırdı. Ardından asma yaprağını ve ipi içine attık. Fakat her seferinde ip çubuğa dolanıyor ve karışma duruyordu. Diğer gruplarda ise dönmeye devam ediyordu. Öğretmenimiz içine ayrıca Kıbrıs taşı attı. Sebebi rengin değişik olmasıydı. Bu arada ısıyı 150’ye çıkarmıştık. Fakat bu sıcaklık C0 değildi. Bu sayede elimizi sokup ipi çıkardık. Yinede güvenlik için manyetik karıştırıcıyı kapattık. İki üç kere yaptıktan sonra ipi asma yaprağının içine sardık. Açılmaması için düğüm de attık. Ama halen çok yavaş dönüyordu. Biz de 5. Seviyeye getirdik.  Suyumuzun diğer gruplara göre az olduğunu fark ettik. Biraz abartılı bir şekilde su koyduk(350-400ml). Sıcaklığı da 370’e getirdik. Artık bitmişti.

Hassas Teraziler:
İlk olarak baktığımız terazi fazla miligrama kadar ölçüyordu ve ayrıca dara alma özelliği de vardı. Fakat hassalığı bozulmuştu. Bu yüzden değerleri değişip duruyordu.
İkinci bir teraziyi daha inceledik. Bu terazi kapalı cam kabın içindeydi. Çünkü havadan bile etkileniyordu. Gramın on binde birini bile ölçebiliyordu. Bu da onun ne kadar hassas olduğunu gösteriyordu. Biz önce bir kâğıt parçasını ölçtük. Ardından dara aldık ve üzerine kurun kalemle yazı yazdık ve tekrar teraziye koyduk. Sonuç farklıydı. Ölçüm yaparken teraziyi etkilememesi için herkes elini masadan çekti.

Deneyin Devamı:
İpi ve asma yapraklarını çıkardık. İpi bir kâğıdın üzerine koyduk ve kurumasını beklemeye başladık.
O arada başka bir deney daha yaptık. Bu sefer beyaz yumurtanın rengini değiştirecektik. Bunun içinde beherglasa su doldurduk. Bu deneyde çubuğu kullanamazdık. Çünkü yumurtayı parçalayabilirdi. Armut yaprağını ve soğan kabuğunu içine attık. Bu sefer başladığımız gibi ısıyı 370’e çıkardık. Bir de karıştırma işi vardı. Kimse üstüne alınmadı. Ama birisi karıştırmalıydı. Bu yüzden sırayla başladık. Deney bittiğinde yumurtayı çıkarmak zor oldu. Zira çok ısınmıştı. Onu da ipin yanına koyduk.

Sonuç:

İp ve yumurtanın rengi kahverengiye döndü. Yumurtanın renginde kırmızı kaleminde etkisi vardı. Masaları temizledik, beherglası yerine koyduk ve artıkları çöpe attık. Renk elde etmenin bir yolunu öğrenmiş olduk.


Devamını Oku ...

9.Sınıf Türk Edebiyat Soruları Çöz Sınava hazırlık

0 yorum



9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ 3.SINAVI
B


1. Aşağıda koşma için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
I. Koşma Aşık edebiyatı nazım biçimlerindendir.
II. Uyak şeması abab, cccb, dddb şeklindedir.
III. 11’li hece ölçüsüyle yazılır.
IV. Taşlama, güzelleme, koçaklama, ağıt gibi türleri vardır.
V. Söyleyeni belli değildir.
 A) I                 B) II                C) III               D) IV               E) V

2. Aşık tarzı Türk halk edebiyatında, bir kişiyi ya da toplumsal düzeni eleştiren yergi konulu şiirlere ……… denir. Bunun yanı sıra doğa güzelliklerini ya da kadın, at gibi sevilen varlıkları övmek için söylenen şiirlere …… denir.
 Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir?
A) Hicviye-güzelleme   B) Güzelleme-koçaklama                     C) Taşlama - şarkı    D) Taşlama-güzelleme      E) Taşlama-gazel

3. Aşağıdakilerden hangisinde koçaklama şiirleriyle ünlü iki şairimiz bir arada verilmiştir?
A) Karacaoğlan – Yunus Emre
B) Yunus Emre – Mevlana
C) Dadaloğlu – Karacaoğlan
D) Mevlana – Dadaloğlu
E) Hacı Bektaş- ı Veli – Dadaloğlu

4. Toplum yaşamında birtakım olaylarla birbirine bağlanmış olan çeşitli insanların başlarından geçen maceraları bütün ayrıntılarıyla  anlatan edebi eserdir. Olmuş ya da olabilir olayları yer, zaman ve kişilere bağlı olarak anlatır. Olaylar ana bir olay etrafında gelişir ve olay örgüsü geniştir. Kahramanları çoktur.  
 Yukarıda bahsedilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hikaye     B) Masal      C) Roman      D) Fabl     E) Biyografi

5. Aşağıdakilerden hangisinde uyak kullanılmamıştır?
A) Elindeki kınası soldu mu ola
     Evde kaynatası duydu mu ola
B) Sabah olsun tan yerleri ışısın
     Çiğ düşünde gül goncalar üşüsün
C) Yeşil ördek gibi daldım göllere
     Sen düşürdün beni dilden dillere
D) Ak gerdanda benler zer- nişanlıdır
      Zülfünün telleri pek reyhanlıdır.
E) Çek deveci develerin yokuşa
     Deli oldum o sendeki bakışa

6. I. Olağanüstü olayları kendine özgü bir dille anlatan türdür.
    II. Yer ve zaman belli değildir.
    III. Kahramanlar olağanüstü kişiler veya varlıklardır.
    IV. Genellikle bir tekerleme ile başlar.
 Yukarıda özellikleri verilen edebi tür aşağıdakilerden hangisidir?
 A) Hikaye    B) Fabl     C) Roman        D) Masal         E) Günlük







7. Yar sana,
    Çağlar sular yarsana,
    Çünkü Ferhat’ım dersin,
    Bulunmaz mı yar sana?
 Bu dörtlükte hangi söz sanatları vardır?
A)   Hüsn-i talil – tecahül-i arif
B)   Mecaz-ı mürsel – kinaye
C)   Telmih – teşhis
D)   Cinas – telmih
E)   İstifham – teşbih

8. Aşağıdaki atasözlerinden hangisinde kinayeli bir söyleyiş yoktur?
A)  Mum dibine ışık vermez.
B)  Hamama giren terler.
C)  Taşıma su ile değirmen dönmez.
D)  Yuvarlanan taş yosun tutmaz.
E)  Bugünün işini yarına bırakma

9. Bir münasip dostum olsa sırrım açar idim
    Harc edüp  eldeki varım cümleden geçer idim
    Tuti dilin agu verse nûş edip içer idim
    Aşıklara ölüm gelmez tatlıdır ballar gibi

Yukarıdaki dörtlüğün uyağı, uyak örgüsü ve redifi sırasıyla aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?
 A) Yarım uyak, aaab, -idim
B) Zengin uyak, abaa, -idim
C) Tam uyak, aaab, -ar idim
D) Tam uyak, aaba, -idim
E) Yarım uyak, aaab, -ar idim

10. Yücesine çıktım baktım engine
      Ovasının köpüklenmiş selleri
Yukarıdaki dizelerle
I. yiğit olan
II. kendisine güldürür
III. hep elleri
IV. düşmez ise dengine
bu parçalar kullanılarak  çapraz uyak düzeni oluşturulmak istense son iki dizenin sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olur?
A) III. – IV.                      B) I. – II.                   C) II. – III    
       II. – I                              IV. – III                  I. – IV         
D) I. – IV                         E) II. – IV
II. – III                                 I. – III


11.Aşağıda hikaye (öykü) hakkında verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
 I. Olmuş ya da olabilecek olayları anlatır.
II. Derin karakter tahlilleri yoktur.   
III. Romana göre daha kısa bir türdür.
IV. Hikayede kişi kadrosu geniştir.
V. Öykünün öğeleri arasında olay, zaman ve mekan yer alır.

A) I                 B) II             C) III            D) IV               E) V


12. Tragedya türü ile ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
A)Acıklı yönü ağır basan bir tiyatro türüdür.
B)Ana karakterlerin halktan olması en önemli özelliğidir.
C)Konuları, mitolojiden ve tarihten alınır.
D)Zaman, yer ve olay birliği kuralına uyulur.
E)Klasik bir dil ve üslup anlayışıyla yazılır.



13.Aşağıdakilerden hangisi klasik komedyanın özelliklerinden biri değildir?
A)Karakterleri çoğunlukla üst tabakadan, soylu kişilerden seçme
B)Konuları, çağdaş toplumdan, günlük yaşantıdan alma
C)Toplumsal çelişkilerin gülünç yanlarını vurgulayarak düşündürmeyi amaçlama
D)Vurma, yaralama gibi acı verici olayları izleyicinin gözü önünde canlandırma
E)Birbiri ardınca kesintisiz sürüp giden diyalog ve koro bölümlerinden oluşma

14. I) Yollarda kaldı gözlerimiz, gelmedi haber.
     II) Bakarım, bakarım sılam görünmez.
Birincisi Baki'den, ikincisi Karacaoğlan'dan alınan bu iki dize için, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A)Her ikisi de yalın bir dille söylenmiştir.
B)Biri Divan, öteki Halk şiiriyle ilgilidir.
C)Her ikisi de aynı ölçüyle söylenmiştir.
D)İkisi de bir bekleyişin, özlemli bir arayışın anlatı­mıdır.
E)İkisinde de kolay gibi görünen, ama güç bir söyleyiş vardır.

15.   Ak tüylü köpektir koyun sürüsüyle
        Seğirtir kaval sesinde sağa sola
        Çobandır köyün yamacında
        Yayar davarı da çömelir
         Meşe dallarının altına
Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü bir nitelik vardır?
A) Lirik          B) Dramatik                C) Didaktik
D) Epik           E) Pastoral

16.  "Âşık, Türk Halk edebiyatında XV. yüzyılın başla­rından bu yana beliren bir sanatçı tipidir. Bir yönüyle eski destan (epope) geleneğini sürdüren, ama başka bir yönüyle, adının belirttiği gibi 'sevda şiirleri' söy­leyen bir sanatçıdır."

Günümüzde, yukarıdaki parçada belirtilen sanat­çı tipinin bütün özelliklerini taşıyan kişilere rast­lanmamaktadır. Bunun nedeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A)Âşıklığın güç bir uğraş olması
B)Günümüz insanının şiire önem vermemesi
C)Aydın sanatçıların âşıkların görevini yüklenmiş olması
D)Âşıkların işlediği konuların halkı ilgilendir-me­mesi
E)Toplumsal yaşamın büyük ölçüde değişmesi

17.Aşağıdakilerden hangisi, Halk edebiyatının özel­liklerinden biri değildir?
A)Münacat, naat, mesnevi, mersiye gibi ortak tür ve konuların kullanılması
B)İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı geleneğini sürdüren sözlü bir edebiyat olması
C)Şiirde hece ölçüsü ve yarım kafiye kullanılması
D)Şiirlerin, "saz şairi" ya da "âşık" denen şairlerce, "bağlama" adı verilen bir sazla söylenmesi
E)Düşünce ve duyguların dörder dizelik bentler biçiminde anlatılması
18. Aşağıdakilerden hangisi, karagöz, meddah ve orta oyunu gibi seyirlik halk oyunlarının ortak özel­liklerinden biri değildir?
A)Göze ve kulağa seslenmeleri
B)Güldürü öğesine yer vermeleri
C)Şive taklitlerinden yararlanmaları
D)Tek kişilik gösteri olmaları
E)Sözlü tiyatro örneği olmaları

19. Bu yağmur, bu yağmur,  bu kıldan ince,
      Öpüşten yumuşak yağan bu yağmur.
      Bu yağmur, bu yağmur, bir gün dinince
      Aynalar yüzümü tanımaz olur.
Yukarıda verilen dizelerde görülen söz sanatları aşağıdakilerden hangisidir?
A)İstifham - Teşbih
B)Tekrir – Teşhis
C)Kinaye – Tenasüp
D)Kinaye – İstiare
D)İntak – Tenasüp

20. Aşağıdakilerden hangisi bir olayı göstermeye bağlı olarak anlatan yazı türüdür?   
A )  Hikâye                          B) Roman                 C ) Masal
D ) Destan                           E ) Tiyatro

Devamını Oku ...

5 Ekim 2011

9.sınıf Kimya Soruları Çöz

4 yorum

II. Bir organik molekülde kimyasal reaksiyonların gerçekleştiği kısma hidrofob denir.
III. Organik bileşiklerin sayısı inorganik bileşiklerden oldukça fazladır.
IV. Alkan, alken ve alkinlerin en basit üyesi iki karbonludur.
V. Dialkollerin genel formülü CnH2n+2O2 dır.
Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
A-)I,II, III, IV  B-) I,III, V  C-) II, V  D-)III-V     E-)Yalnız III

2-)Aşağıdaki bileşiklerin hangisinde yapıdaki kovalent bağ sayısı diğerlerinden fazladır?
A-) CH4  B-)CO2    C-) C2H4   D-) NH3    E-)HF




İndir







Devamını Oku ...

Fiziksel Olaylar Anlatım

0 yorum

FİZİKSEL OLAYLAR
·        Kömürün toz haline gelmesi
·        Demirin tel ve levha haline gelmesi
·        Kâğıdın yırtılması
·        Alkolün suda çözünmesi
·        Naftalinin süblimleşmesi
·        Suyun donması ve buharlaşması
·        Camın kırılması
·        Yumurtanın parçalanması
·        Karbondioksitin kristalleşmesi
·        Havucun rendelenmesi
·        Çamurlu suyun süzülmesi
·        Tebeşirin kırılması
·        Oyun hamurunun ezilerek şekil değiştirilmesi
·        Süngerin su alarak şişmesi
·        Ekmeğin kesilmesi
·        Vazonun kırılması
·        Bifteğe tuz atılıp tadının değiştirilmesi
·        Resim çizmek
·        Elbisenin yırtılması
·        Çamaşırların kuruması
Kimyasal olaylar
·        Mumun yanması
·        Zeytinyağından sabun eldesi
·        Suyun elektrolizi
·        Yoğurdun ekşimesi
·        Peynirin küflenmesi
·        Demirin paslanması
·        Domatesin çürümesi
·        Etin kokuşması
·        Asidin nötrleşmesi
·        Hamurun mayalanması
·        Solunum
·        Fotosentez
·        Yumurtanın pişmesi
·        Tuzun oluşumu
·        Havai fişeklerin patlaması
·        Merminin ateşlenmesi
·        Tırnakların uzaması
·        Saçların uzaması
·        Sindirim
·        İyonik bağ oluşumu



Devamını Oku ...

9.Sınıf Türk Edebiyat Dersi Soruları Çöz

2 yorum

TÜRK EDEBİYATI DERSİ III. YAZILI SORULARIDIR.

DİLENCİ
    Yolumun üzerinde her sabah rastladığım bir dilenci var. Bu zeki çehreli adam, yoklama defteri imzalamaya mahkum, bir kalem efendisi düzeniyle, her gün, tam saat altıyı kırk geçe köşesine gelir ve tam saat ona kadar da tek söz söylemeksizin, sırf gözlerinin derin üzüntüsü ve edasının sessiz anlatımıyla gelip geçenlerin merhametini avlar. Merhametlerin, birer şaşkın güvercin telaşıyla, bu becerikli, usta avcının kurduğu tuzağa düşmek için nasıl kanat çırptıklarını görmek, benim her sabahki eğlencemdi.
    Sabır, tahammül, düzen gibi yaratılış erdemlerinin en zor olanlarıyla donatılmış ve aynı zamanda ustalıklı bir sessizliğin boş bir güzel söze tercih edildiğini bilecek kadar zevk ve anlayış sahibi olan bu adamın, daha çetin sahalarda, daha kazançlı avlar peşinde koşması mümkün iken, bir dilenci kisvesi altında gelip geçenlere el uzatmaya razı oluşunu büsbütün budalaca bir iş olarak değerlendirmedim.
    Bu adam haklıydı.
    Hayatın, zevk kaynağı olarak, kuvveti ve insanın yaşama konusundaki gücü oranında, fakirin hali yamandır. İşte bunun içindir ki New York veya Londra gecelerinde, kuru bir kemik parçasını, açlıktan gözü dönmüş köpeklerin ağzından kapmaya gereksinim duyan korkunç hayat düşkünlerine verilen fakir ismi, Hindistan’ın Ganj nehri kenarında, yarı kutsal bir payenin unvanıdır. Fakire merhamet, mutluluk ve felaketleri görülmez kuvvetlerin keyfine bağlı ve bununla birlikte zenginlikten fakirliğe düşmek tehlikesi yaşayanların bilinmezlerden bir çeşit yardım dilenmesidir. Bu gibilerin dilenci avucuna sıkıştırdıkları her sadaka, yarın istemekten korktukları her sadakanın sermayesi gibidir sanki.
    Her sabah sessiz bir trajedi çehresiyle karşıma çıkan dilenci, şüphesiz, hesabın henüz rastlantıya üstün gelmediği bir dünyada yaşadığını biliyordu ve sınırsız bir saflık ve gaflet denizi içinde, merhametli, çok pahalı inciler şeklinde, kolayca avlanmaktan zerre kadar mahcup görünmüyordu.
                                        SORULAR                                                 
1: Metnin temasını bulunuz?(10 puandır)
2: Anlatıcı hangi bakış açısıyla okuyucu karşısına çıkmıştır ?Neden yazınız?(15 puandır)
3: Metnin birinci bölümünde vurgulanan düşünceyi yazınız?(10 puandır)
4: Üçüncü paragrafta yazarın üzerinde durduğu düşünceyi yazınız?(10 puandır)
5: ”Yalnız taş duvar olmaz” sözündeki edebi sanatı gösteriniz?(10 puandır)
6:Kahramanları vaktiyle yaşamış olduğu varsayılan gölge oyununun adını yazınız?(10 puan)
7:Aşağıdaki boşlukları doldurunuz?(5+5+5)
   -Bir olayda konuyu, düşünceyi belirli bir yönden inceleme işine …………………………
    denir.
  -Edebi bir eserde gerilimi doğuran, heyecan ve merak unsurunu sağlayan temel
    unsura……………………………..denir.
   -Edebi bir eserin izleyiciye sunduğu anlamlı bildiriye…………………………….denir.
8:Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız?(4+4+4+4+4)
   -Trajedi, kahramanlarını halktan seçer.(    )
   -Tiyatroda perde, bölümleri ifade eder.(    )
   -Acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönleri de katarak konu alan sahne oyununa
    trajedi denir.(    )
   -Tiyatro, konularına göre dram ve trajedi olarak ikiye ayrılır.(    )
   -İlahi bakış açısıyla yazılan metinlerde, anlatıcı olaylar ve kahramanlarla ilgili her şeyi
     bilir.(    )

9.Sınıf Türk Edebiyat Dersi Soruları Çöz
Devamını Oku ...